Panelden numara bulmak suç mu ?

Serkan

New member
Panelden Numara Bulmak Suç mu? Bir Forum Hikâyesinin İçinden Hukuki Gerçeğe Bakmak

Geçenlerde bir arkadaşımın başından geçen bir olayı dinledim ve açıkçası konu ilk anlatıldığında bana da oldukça basit gelmişti.

“Birinin telefon numarasını bulmuş, ne olacak ki?” diye düşündüm.

Sonra ayrıntıları öğrendikçe meselenin yalnızca bir telefon numarasından ibaret olmadığını fark ettim. Çünkü işin içinde “panel” diye adlandırılan sistemler, başkasına ait kişisel veriler, merak, öfke, eski bir hesaplaşma ve en önemlisi de “Nasıl olsa internette bulunuyor, demek ki kullanmak serbest” şeklindeki tehlikeli düşünce vardı.

Olayı burada isimleri ve ayrıntıları değiştirerek anlatacağım. Amacım kimseyi suçlamak değil; forumda sık sık sorulan “Panelden numara bulmak suç mu?” sorusunun arkasındaki hukuki ve toplumsal tarafı biraz daha anlaşılır hale getirmek.

Bölüm 1: “Sadece Bir Numara” Denilen Akşam

Hikâyemizdeki karakterimizin adı Emre olsun.

Emre, bir akşam bilgisayarının başında otururken eski bir arkadaşından mesaj aldı. Uzun süredir görüşmediği bir kişinin kendisini sosyal medyada engellediğini öğrenmişti. Aralarında ciddi bir tartışma yaşanmıştı ve Emre, karşı tarafa ulaşmak istiyordu.

Arkadaşı ona, internette kişilerin isimlerinden telefon numarası bulunabildiği iddia edilen bazı “panel” sistemlerinden bahsetti.

Emre'nin ilk tepkisi şuydu:

“Ben sadece numarayı öğrenmek istiyorum. Kimseye zarar vermeyeceğim.”

Bu cümle aslında hikâyenin en önemli noktasıydı.

Çünkü hukuken mesele yalnızca “numarayı ne amaçla kullanacağım?” sorusundan ibaret değil. Numaranın nasıl elde edildiği, hangi kaynaktan geldiği, kişinin rızasının veya başka bir hukuki dayanağın bulunup bulunmadığı ve verinin sonrasında ne yapıldığı da önem taşıyor.

Kişinin telefon numarası, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilebildiği için kişisel veri kapsamında değerlendirilebilir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun kararlarında da telefon numarasının kişisel veri niteliği açık biçimde ele alınıyor. KVKK+1

Emre bunu o gece henüz bilmiyordu.

Onun için mesele hâlâ “bir telefon numarası bulmak” kadar basitti.

Bölüm 2: Masadaki İki Farklı Bakış

Ertesi gün Emre konuyu yakın arkadaşı Derya'ya anlattı.

Derya'nın yaklaşımı Emre'den farklıydı. Emre doğrudan çözüme gitmek, “Bu numarayı nasıl bulurum?” sorusunu yanıtlamak istiyordu. Derya ise önce olayın karşı taraf açısından ne ifade ettiğini düşünmeye başladı.

“Sen onun numarasını bulduğunda,” dedi, “o kişi sana kendi numarasını vermemiş olacak. Peki sen onun sınırını aşmış olmayacak mısın?”

Emre sustu.

Burada özellikle kadın ve erkek davranışlarını kalıplara sıkıştırmamak gerekiyor. Hikâyedeki fark cinsiyetten çok karakterlerin olaylara yaklaşım biçimlerinden kaynaklanıyor. Emre daha stratejik ve çözüm odaklı düşünüyor; Derya ise ilişkinin diğer tarafındaki kişinin rızasını, güven duygusunu ve olayın yaratacağı sonucu hesaba katıyor.

Üstelik gerçek hayatta bunun tersi de pekâlâ mümkündür. Bir kadın son derece teknik ve stratejik bir yaklaşım sergileyebilir; bir erkek de son derece empatik ve ilişkisel düşünebilir.

Bence bu ayrımın asıl değeri burada.

Bir sorun karşısında sadece “nasıl yaparım?” demek yetmiyor.

Bazen önce “Bunu yapmaya hakkım var mı?” diye sormak gerekiyor.

Bölüm 3: “Ama Zaten Sistemde Var” Savunması

Emre'nin ikinci itirazı daha güçlü görünüyordu:

“Numara zaten sistemde kayıtlıysa ne fark eder? Ben kimsenin telefonuna girmiyorum ki.”

Tam burada işin hukuki tarafı devreye giriyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, rehberlik hizmeti sunduğunu belirten ve isimden telefon numarası veya telefon numarasından isim sorgulama imkânı sağlayan internet siteleri ve uygulamalar hakkında geçmişte açık uyarılar yayımladı. Kurum, ilgili kişilerin açık rızası olmadan bu tür bilgilerin paylaşılmasının Kanun'daki kişisel veri işleme şartlarına aykırı olabileceğini belirtiyor. Ayrıca vatandaşların da bu tür hizmetleri kullanırken dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor. KVKK

Daha da önemlisi, “internette bulunabiliyor” ile “hukuken istediğim gibi kullanabilirim” aynı şey değil.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun bazı kararlarında, telefon numarasının hangi kaynaktan elde edildiğinin ve bu numaranın hangi hukuki dayanakla işlendiğinin önem taşıdığı görülüyor. Örneğin bir kararında, yalnızca “kamuya açık portallardan bulunmuş olabilir” şeklindeki açıklamanın tek başına hukuki işleme şartı oluşturmadığı değerlendirilmiş. KVKK

Bu nokta bence forumlarda en çok karıştırılan konulardan biri.

Açıkta bulunabilen veri, otomatik olarak sınırsız kullanım hakkı anlamına gelmez.

Bölüm 4: Telefon Rehberlerinden “Panel” Dönemine

Derya daha sonra ilginç bir noktaya değindi.

“Eskiden insanlar telefon rehberlerinden isim ve numara arıyordu. Bugün neden aynı şey bu kadar farklı algılanıyor?”

Gerçekten de bu konunun tarihsel bir tarafı var.

Geçmişte basılı telefon rehberleri hayatın sıradan bir parçasıydı. İnsanlar isimlerden numara bulabiliyor, adres bilgilerine ulaşabiliyordu. Ancak dijitalleşmeyle birlikte verinin ölçeği değişti.

Eskiden tek bir kişinin bilgisini bulmak için saatler harcamak gerekebilirken, dijital sistemlerde büyük miktarda veri saniyeler içinde aranabilir hale geldi.

Dahası, veri yalnızca bulunabilir olmakla kalmadı; birbirleriyle eşleştirilebilir hale geldi.

Bir isim.

Bir telefon numarası.

Bir adres.

Bir kullanıcı adı.

Bir sosyal medya hesabı.

Bir alışveriş kaydı.

Bunların bir araya gelmesi, tek tek bakıldığında önemsiz görünen bilgilerin çok daha kapsamlı bir kişisel profile dönüşmesine yol açabiliyor.

İşte modern kişisel veri hukukunun temel meselelerinden biri de burada ortaya çıkıyor: Teknoloji, verinin kendisinden çok verinin birleştirilmesi ve yeniden kullanılmasını güçlü hale getirdi.

Bölüm 5: İşin Ceza Hukuku Tarafı

Emre sonunda şu soruyu sordu:

“Peki panelden numara bulmak doğrudan suç mu?”

Burada çok dikkatli konuşmak gerekiyor.

Her olayın hukuki sonucu aynı değildir. Kullanılan sistem, verinin kaynağı, kişinin yetkisi, verinin nasıl elde edildiği, hangi amaçla kullanıldığı ve başka eylemlerin bulunup bulunmadığı somut olay açısından önem taşıyabilir.

Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi ciddi bir sınır çiziyor.

TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi için iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Kanun Yolu+1
 
Üst