Kerem
New member
CVK Maden Sahibi Nereli? Önce Bilinenle Bilinmeyeni Ayırmak Gerekiyor
Açık konuşayım; “CVK Maden’in sahibi nereli?” sorusunu ilk gördüğümde bunun birkaç cümleyle cevaplanabilecek basit bir biyografi sorusu olduğunu düşündüm. Fakat biraz araştırınca, bu tür soruların özellikle büyük şirket sahipleri söz konusu olduğunda ne kadar kolay biçimde kulaktan dolma bilgilere dönüşebildiğini fark ettim. İnternette bir yerde “Kayserili”, başka bir yerde “İstanbullu” denilebiliyor. Oysa ikisi aynı kişiyi anlatıyor olabilir ve burada doğum yeriyle yetiştiği yer birbirine karıştırılabiliyor.
CVK Maden’in hakim ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik hakkında şirketin kendi yayımladığı biyografide oldukça net bir bilgi var: Çevik 1981 yılında İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini ise Kayseri’de tamamlamış. Erciyes Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü mezunu olan Çevik, madencilik sektöründeki çalışma hayatına da 1999 yılında Kayseri’de başlamış. Dolayısıyla “Hüseyin Çevik nereli?” sorusuna tek kelimeyle “Kayserili” demek günlük kullanım açısından anlaşılır olsa da biyografik açıdan eksik kalıyor. Resmî kayıtlardaki doğum yeri İstanbul; iş hayatı ve aile madenciliği geçmişi ise güçlü biçimde Kayseri ile bağlantılı.
CVK Maden’in Sahibi Kim?
Burada ikinci önemli ayrım şirket ile şirket sahibini birbirinden ayırmak. CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka açık bir şirket. Yani teknik olarak tamamı tek bir kişinin şirketi değil. Ancak şirketin hakim ortağı Hüseyin Çevik.
Kamuya açık KAP bilgilerinde CVK Maden’in 3,78 milyar TL ödenmiş sermayesi bulunduğu ve Hüseyin Çevik’in yaklaşık yüzde 70 oranında paya sahip olduğu görülüyor. Daha önemlisi, bu payların oy hakkındaki karşılığı yüzde 88,75 seviyesinde. Bu nedenle “CVK Maden’in sahibi kim?” sorusuna en doğru ifade, “Şirketin hakim ortağı Hüseyin Çevik’tir” şeklinde olur.
Bu ayrım bence forumlarda özellikle önemli. Çünkü “sahibi” kelimesi günlük dilde şirketin yüzde 100’ünün tek kişiye ait olduğu izlenimini yaratabiliyor. Oysa CVK Maden halka açık ve yüzde 30 oranında diğer yatırımcıların payı bulunuyor. Şirketin yönetiminde de yalnızca Hüseyin Çevik yok; Begüm Çevik, Ahmet Can Çevik ve bağımsız yönetim kurulu üyeleri dahil farklı isimler görev yapıyor.
Kayseri Bağlantısı Nereden Geliyor?
“Kayserili CVK Maden” ifadesinin ortaya çıkmasının önemli bir nedeni şirketin aile geçmişi. CVK Madencilik kendi kurumsal tarihçesinde Çevik ailesinin madencilik geçmişinin 40 yılı aştığını belirtiyor. Ailenin ilk maden ruhsatını 1980 yılında Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde aldığı, 1990 yılında da yine Pınarbaşı’nda krom zenginleştirme tesisi kurduğu ifade ediliyor.
Burada dikkat çekici nokta şu: Hüseyin Çevik’in doğum yeri İstanbul olmasına rağmen mesleki kimliğinin oluştuğu yerlerden biri Kayseri. Eğitim hayatının önemli bölümü Kayseri’de geçmiş, madencilik sektöründeki çalışma hayatına burada başlamış ve aile şirketlerinin madencilik faaliyetleri de Pınarbaşı ekseninde gelişmiş.
Dolayısıyla “İstanbul doğumlu ama Kayseri ile güçlü biçimde bağlantılı” tanımı bana göre en sağlıklı tanım.
Üstelik bu durum yalnızca Hüseyin Çevik için de geçerli değil. Örneğin şirketin yönetim kurulunda bulunan Begüm Çevik’in biyografisinde 1989 yılında Kayseri Pınarbaşı’nda doğduğu belirtiliyor. Yani Çevik ailesinin Kayseri bağlantısı yalnızca şirket merkezinin veya işletmelerin bulunduğu bir coğrafi bağlantı değil; aile ve meslek geçmişinin de önemli bir parçası.
Aile Şirketinden Halka Açık Madencilik Grubuna
CVK Maden’in hikâyesinin eleştirel açıdan ilginç tarafı burada başlıyor. Şirket 2006 yılında krom madenciliği amacıyla CVK Krom Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. adıyla kurulmuş. 2011 yılında ise adı CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirilmiş ve faaliyet alanı diğer metalik madenlere doğru genişletilmiş.
2021 yılında şirketin çoğunluk paylarının Hüseyin Çevik tarafından devralındığı şirketin kendi tarihçesinde belirtiliyor. Ardından 2023 yılında şirketin yüzde 20’si halka arz edilerek Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlamış.
Bence buradaki dönüşüm önemli. Çünkü artık konu yalnızca bir aile işletmesinin başarı hikâyesi değil. Halka arzla birlikte şirketin faaliyetleri küçük yatırımcıların, kurumsal yatırımcıların ve kamuoyunun da daha yakından takip ettiği bir yapıya dönüşüyor.
Bu nedenle şirket sahibinin nereli olduğundan daha önemli bir soru ortaya çıkıyor: Şirket büyüdükçe kamuya karşı sorumluluğu ne kadar büyüyor?
Bir şirketin kurucusunun veya hakim ortağının Kayserili, İstanbullu, İzmirli ya da başka bir şehirden olması tek başına şirketin başarısını veya başarısızlığını açıklamaz. Asıl değerlendirilmesi gereken bilanço, yatırım performansı, üretim rakamları, çevresel etkiler, çalışan güvenliği, kurumsal yönetim ve madencilik faaliyetlerinin bölge halkıyla ilişkileridir.
“Kayserili İş İnsanı” İfadesine Eleştirel Bakmak
Medyanın bir iş insanını tanımlarken “Kayserili iş insanı” ifadesini kullanması anlaşılır. Kayseri, Türkiye’de ticaret ve girişimcilik kültürüyle özdeşleşmiş şehirlerden biri. Çevik ailesinin de Kayseri-Pınarbaşı üzerinden ciddi bir madencilik geçmişi bulunuyor.
Fakat burada bir risk var: Bir kişinin memleketi üzerinden ekonomik başarısını açıklamaya çalışmak, şirketin gerçek performansını ikinci plana itebilir.
“Kayserili olduğu için başarılı”, “ailesi madencilikten geldiği için sektörde güçlü” gibi ifadeler kanıtlanması zor genellemelerdir. Aynı şekilde “İstanbul’da doğduğu için İstanbul sermayesi” gibi bir yaklaşım da doğru olmaz.
Bence daha sağlıklı yaklaşım şu: Kişinin biyografisini bilmek başka, şirketin performansını değerlendirmek başka.
Hüseyin Çevik’in İstanbul doğumlu olduğu resmî şirket biyografisiyle doğrulanabiliyor. Kayseri’de eğitim aldığı ve 1999’da madencilik sektörüne burada başladığı da doğrulanabiliyor. Çevik ailesinin 1980’den itibaren Pınarbaşı’nda madencilik faaliyetleri yürüttüğü de şirketin kendi tarihçesinde yer alıyor. Bunlar veri.
Bunun ötesinde “Kayserili kimliği onun iş başarısının temel sebebidir” demek ise yorumdur.
Yönetim Tarzı ve Kadın-Erkek Rollerine Dair Bir Not
Şirket yönetimini tartışırken bazen erkek yöneticileri “stratejik ve sonuç odaklı”, kadın yöneticileri ise “empatik ve ilişkisel” diye tanımlama eğilimi görüyoruz. Bu ayrım belli sosyal gözlemlerden beslenebilir ama bunu biyolojik bir kural gibi kabul etmek bana doğru gelmiyor.
Açık konuşayım; “CVK Maden’in sahibi nereli?” sorusunu ilk gördüğümde bunun birkaç cümleyle cevaplanabilecek basit bir biyografi sorusu olduğunu düşündüm. Fakat biraz araştırınca, bu tür soruların özellikle büyük şirket sahipleri söz konusu olduğunda ne kadar kolay biçimde kulaktan dolma bilgilere dönüşebildiğini fark ettim. İnternette bir yerde “Kayserili”, başka bir yerde “İstanbullu” denilebiliyor. Oysa ikisi aynı kişiyi anlatıyor olabilir ve burada doğum yeriyle yetiştiği yer birbirine karıştırılabiliyor.
CVK Maden’in hakim ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik hakkında şirketin kendi yayımladığı biyografide oldukça net bir bilgi var: Çevik 1981 yılında İstanbul’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini ise Kayseri’de tamamlamış. Erciyes Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü mezunu olan Çevik, madencilik sektöründeki çalışma hayatına da 1999 yılında Kayseri’de başlamış. Dolayısıyla “Hüseyin Çevik nereli?” sorusuna tek kelimeyle “Kayserili” demek günlük kullanım açısından anlaşılır olsa da biyografik açıdan eksik kalıyor. Resmî kayıtlardaki doğum yeri İstanbul; iş hayatı ve aile madenciliği geçmişi ise güçlü biçimde Kayseri ile bağlantılı.
CVK Maden’in Sahibi Kim?
Burada ikinci önemli ayrım şirket ile şirket sahibini birbirinden ayırmak. CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka açık bir şirket. Yani teknik olarak tamamı tek bir kişinin şirketi değil. Ancak şirketin hakim ortağı Hüseyin Çevik.
Kamuya açık KAP bilgilerinde CVK Maden’in 3,78 milyar TL ödenmiş sermayesi bulunduğu ve Hüseyin Çevik’in yaklaşık yüzde 70 oranında paya sahip olduğu görülüyor. Daha önemlisi, bu payların oy hakkındaki karşılığı yüzde 88,75 seviyesinde. Bu nedenle “CVK Maden’in sahibi kim?” sorusuna en doğru ifade, “Şirketin hakim ortağı Hüseyin Çevik’tir” şeklinde olur.
Bu ayrım bence forumlarda özellikle önemli. Çünkü “sahibi” kelimesi günlük dilde şirketin yüzde 100’ünün tek kişiye ait olduğu izlenimini yaratabiliyor. Oysa CVK Maden halka açık ve yüzde 30 oranında diğer yatırımcıların payı bulunuyor. Şirketin yönetiminde de yalnızca Hüseyin Çevik yok; Begüm Çevik, Ahmet Can Çevik ve bağımsız yönetim kurulu üyeleri dahil farklı isimler görev yapıyor.
Kayseri Bağlantısı Nereden Geliyor?
“Kayserili CVK Maden” ifadesinin ortaya çıkmasının önemli bir nedeni şirketin aile geçmişi. CVK Madencilik kendi kurumsal tarihçesinde Çevik ailesinin madencilik geçmişinin 40 yılı aştığını belirtiyor. Ailenin ilk maden ruhsatını 1980 yılında Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde aldığı, 1990 yılında da yine Pınarbaşı’nda krom zenginleştirme tesisi kurduğu ifade ediliyor.
Burada dikkat çekici nokta şu: Hüseyin Çevik’in doğum yeri İstanbul olmasına rağmen mesleki kimliğinin oluştuğu yerlerden biri Kayseri. Eğitim hayatının önemli bölümü Kayseri’de geçmiş, madencilik sektöründeki çalışma hayatına burada başlamış ve aile şirketlerinin madencilik faaliyetleri de Pınarbaşı ekseninde gelişmiş.
Dolayısıyla “İstanbul doğumlu ama Kayseri ile güçlü biçimde bağlantılı” tanımı bana göre en sağlıklı tanım.
Üstelik bu durum yalnızca Hüseyin Çevik için de geçerli değil. Örneğin şirketin yönetim kurulunda bulunan Begüm Çevik’in biyografisinde 1989 yılında Kayseri Pınarbaşı’nda doğduğu belirtiliyor. Yani Çevik ailesinin Kayseri bağlantısı yalnızca şirket merkezinin veya işletmelerin bulunduğu bir coğrafi bağlantı değil; aile ve meslek geçmişinin de önemli bir parçası.
Aile Şirketinden Halka Açık Madencilik Grubuna
CVK Maden’in hikâyesinin eleştirel açıdan ilginç tarafı burada başlıyor. Şirket 2006 yılında krom madenciliği amacıyla CVK Krom Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. adıyla kurulmuş. 2011 yılında ise adı CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirilmiş ve faaliyet alanı diğer metalik madenlere doğru genişletilmiş.
2021 yılında şirketin çoğunluk paylarının Hüseyin Çevik tarafından devralındığı şirketin kendi tarihçesinde belirtiliyor. Ardından 2023 yılında şirketin yüzde 20’si halka arz edilerek Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlamış.
Bence buradaki dönüşüm önemli. Çünkü artık konu yalnızca bir aile işletmesinin başarı hikâyesi değil. Halka arzla birlikte şirketin faaliyetleri küçük yatırımcıların, kurumsal yatırımcıların ve kamuoyunun da daha yakından takip ettiği bir yapıya dönüşüyor.
Bu nedenle şirket sahibinin nereli olduğundan daha önemli bir soru ortaya çıkıyor: Şirket büyüdükçe kamuya karşı sorumluluğu ne kadar büyüyor?
Bir şirketin kurucusunun veya hakim ortağının Kayserili, İstanbullu, İzmirli ya da başka bir şehirden olması tek başına şirketin başarısını veya başarısızlığını açıklamaz. Asıl değerlendirilmesi gereken bilanço, yatırım performansı, üretim rakamları, çevresel etkiler, çalışan güvenliği, kurumsal yönetim ve madencilik faaliyetlerinin bölge halkıyla ilişkileridir.
“Kayserili İş İnsanı” İfadesine Eleştirel Bakmak
Medyanın bir iş insanını tanımlarken “Kayserili iş insanı” ifadesini kullanması anlaşılır. Kayseri, Türkiye’de ticaret ve girişimcilik kültürüyle özdeşleşmiş şehirlerden biri. Çevik ailesinin de Kayseri-Pınarbaşı üzerinden ciddi bir madencilik geçmişi bulunuyor.
Fakat burada bir risk var: Bir kişinin memleketi üzerinden ekonomik başarısını açıklamaya çalışmak, şirketin gerçek performansını ikinci plana itebilir.
“Kayserili olduğu için başarılı”, “ailesi madencilikten geldiği için sektörde güçlü” gibi ifadeler kanıtlanması zor genellemelerdir. Aynı şekilde “İstanbul’da doğduğu için İstanbul sermayesi” gibi bir yaklaşım da doğru olmaz.
Bence daha sağlıklı yaklaşım şu: Kişinin biyografisini bilmek başka, şirketin performansını değerlendirmek başka.
Hüseyin Çevik’in İstanbul doğumlu olduğu resmî şirket biyografisiyle doğrulanabiliyor. Kayseri’de eğitim aldığı ve 1999’da madencilik sektörüne burada başladığı da doğrulanabiliyor. Çevik ailesinin 1980’den itibaren Pınarbaşı’nda madencilik faaliyetleri yürüttüğü de şirketin kendi tarihçesinde yer alıyor. Bunlar veri.
Bunun ötesinde “Kayserili kimliği onun iş başarısının temel sebebidir” demek ise yorumdur.
Yönetim Tarzı ve Kadın-Erkek Rollerine Dair Bir Not
Şirket yönetimini tartışırken bazen erkek yöneticileri “stratejik ve sonuç odaklı”, kadın yöneticileri ise “empatik ve ilişkisel” diye tanımlama eğilimi görüyoruz. Bu ayrım belli sosyal gözlemlerden beslenebilir ama bunu biyolojik bir kural gibi kabul etmek bana doğru gelmiyor.